26 Ocak 2008 Cumartesi

ADALET REFORMU

Adalet bakanı Seyfi OKTAY, 12 tasarıdan oluşan yargıyı hızlandırma paketini meclise sunduğunu müjdeliyor. Bu paketle "Hukuk mahkemelerinde tek hakime gidilecek. Asliye, sulh ayrımından vaz geçilecek. Savcılar yeterli kanıt toplamadan kamu davası açamayacak. Kanıtı olmayan davalarda iddianamenin reddi olanağı getirilecek. Yargıyı uzatmaya yol açan müdahalelere karşı yargıcın duruşma yapmadan karar vermesi sağlanacak. (17 Ocak 1994 Hasan PULUR Milliyet)

Bu güne kadar bu paket açılmamış, bu yasalarda değişiklik yapılmamış.

Yargının iyi işlememesinden Hakim ve savcıları suçlamak doğru mu? Onlar yasalara göre karar vermek zorunda.

Birçok kişi hakkında açılan davalardan kaçı sonuçlanıyor?

Dava açılan kişilerin kaçı suçlu bulunup cezalandırılıyor?

Kaçı zaman aşımına uğradığından cezalandırılamıyor?

Halk arasında Polis veya Jandarma "suçluları yakalıyor, mahkemeler salıyor" diye bir kanı var.

Güvenlik güçlerinin adliyeye sevk ettiği kişiler suçlu olsa, yeterli kanıt olsa hakimler neden tutuklamasın?

Karakolda bülbül kesilen kişi, adliyede inkar ediyor. Çünkü göz altına alınan kişiler ya dayakla veya dayak korkusu ile yapmamış olsalar bile bazı suçları kabul ediyorlardı. Ancak kendi ifadeleri dışında bir kanıt olmadığından adliyede "gerçekten suçlu bile olsalar" ifadelerini değiştiriyorlardı.

Halbuki bir kişinin bırakın göz altına alınmasını veya tutuklanmasını, hakkında dava açılabilmesi için bile somut kanıtların olması lazım. Bir kimsenin suçlu olabileceğine dair belirgin bir kanıt olmadan sorguya bile alınmaması lazım.

Bizde öylemi?

Tanık olarak ifadesine başvurulacak kişi bile apar topar karakola veya savcılığa getiriliyor. Hakkında araştırma yapılacak kişi medya ordusu ile karakola yada adliyeye götürülüyor. Gazeteler ve TV de günlerce görüntü ve fotoğraflar. Kimseyi meşhur etmek için de, rezil etmek içinde böyle hareket edilemez.

"ADALET REFORMU" bütün siyasi partilerin programında var. Hepsi de gerekli olduğunu söylüyor.

Hepside "GECİKEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR" diyor.

ADALETE GÜVENİN diyorlar.

Ancak kendileri güveniyorlar mı.

Güveniyorlarsa neden dokunulmazlıklarını kaldırmıyorlar?

Siyasi partiler gerçekten söylediklerinde samimi iseler neden YARGININ HIZLI KARAR VERMESİ için yasalarda değişiklik yapılmıyor? (2002)

Hiç yorum yok: