30 Ocak 2008 Çarşamba

DEMOKLESİN KILICI ve BÜYÜK BULUŞMA

Eski tarihte bir ülkede DEMOKLES isimli çok adil bir kral varmış. Bir gün halktan birinin "ÜLKEYİ YÖNETMEYE NE VAR, BENDE YAPARIM" dediğini duymuş. Saraya çağırmış. Biraz konuştuktan sonra "geç tahta otur. Ülkeyi bir ay sen yönet" demiş. Biraz tereddütten sonra kralın ciddi söylediğini anlamış ve geçip tahta oturmuş. Bir ara gözü yukarı kaymış. Bir bakmış ki büyük bir kılış ibrişim kadar ince bir iple tam tahtın üstünde tavan asılı duruyor. Krala bu ne diye sormuş. Kral "ülkeyi yönetirken, haksızlık, adaletsizlik yaparsan başına düşebilecek bir kılıçtır" demiş.

DEMOKRASİ idaresinin kökünün bu olduğu söylenirdi. Şimdilerde demokrasi hep lafta kaldığından bu hikayeyi hiç duymuyorum.

Maliye bakanlığı Devletin parasının, taşınır, taşınmaz her şeyinin emanet edildiği bir görevdir. Bu görevi üstlenen kişiye ülkemizin çoluk, çocuk, kadın, erkek, yaşlı genç, yoksul, fakir 65 milyon vatandaşın ortak malları ve hakları emanet edilmektedir. Tepesinde DEMOKLESİN (adaletin) KILICI sallanır. Maliye bakanları yapacakları en küçük bir haksızlıkta DEMOKLESİN KILICINI bilmeli, SAMANYOLU TV de BÜYÜK BULUŞMA adlı diziyi izlemeli.

Hürriyet gazetesinde 29 ocak 2006 günü Ahmet HAKAN diyor ki:

Kemal UNAKITAN siyasete girmeden önce çalıştığı AL BARAKA TÜRK bankasın da ilk defa gördüğümde, Sakallı, elinde tespih, dünya malına önem vermeyen tevekkül sahibi biri intibaını vermişti. Siyasete girdiğinde tamamen değişmiş, sakalını kesmiş, kılık, kıyafeti değişmiş, çok farklı bir Kemal UNAKITAN ile karşılaştım. (İslam bankası ve faizsiz çalışan bir bankada banka müşterilerine güven vermek için öyle bir giyiniyor olamaz mı? İslamcı holdingler vatandaştan paraları hep öyle yaparak toplamadılar mı?)

Bekir COŞKUN Hürriyet gazetesindeki köşesinde 28.01.2006 günü; Kemal UNAKITAN' ın İstanbul'da kaçak olarak 2 villa yapmaya başladığını, mühürlendiğini, mühürlerin sökülerek inşaatın devam ettiğini ve inşaatın tamamlandığını belirttikten sonra Üsküdar belediyesinin imar değişikliği yaparak bu villaların kaçak durumdan yasal hale geldiğini belirtiyor. SİT alanı da olan bu yerdeki plan değişikliğinin İstanbul 3 nolu Tabiat varlıklarını Koruma Kurulu tarafından onaylanması sırasında kurulun 2 üyesinin itiraz ettiği için tayinlerinin çıkarılarak yerine yeni tayin edilen TABİATI DOĞAYI KORUMAKLA GÖREVLİ OLAN KİŞİLERDEN OLUŞAN kurul kararı ile villalar kaçak durumdan kurtuluyor, üstelik bu kararla sadece 2 villanın yasal duruma gelmekle kalmadığını bir 3 Villa daha yapma hakkı kazandığını belirtiyor.

Bu güne kadar Kemal UNAKITAN için 4 kez af çıkarıldığını da belirtiyor. Ve "ADI AK PARTİ OLAN PARTİNİN YÖNETİCİLERİNİN NEDEN SESSİZ KALDIĞINI" soruyor.

Düşünüyorum da acaba; Bekir COŞKUN' un dediği gibi adı ADALET VE KALKINMA olan fakat Ak PARTİ denmesini isteyen parti yöneticileri, milletvekilleri, taşra yöneticileri, parti delege ve üyeleri Kemal UNAKITAN' a bunlar doğru mu? Diye soruyorlar mı? Yalan diye verilen cevaplara hemen inanıyorlar mı? Milletvekilleri ve parti yöneticileri, söylenenleri araştırma, belgeleri inceleme olanakları var. Hiç biri bunu yapmış mı? Yoksa bütün bunlar YALAN, İKTİDARI VE PARTİYİ YIPRATMAK İÇİN İFTİRA DİYE Mİ düşünüyorsunuz? 2006

Hiç yorum yok: