25 Ocak 2008 Cuma

OTOPARK

Seçimler sırasında bütün başkan adayları OTOPARK sözü vermişti. Ancak seçimlerin üzerinden 1,5 yıl geçti yapılan bir şey yok. Caddelerimiz, sokaklarımız park eden arabalarla dolu. Vatandaşlar "çok araba var" diyorlar. Aslında ilçemizdeki veya ülkemizdeki araba sayısı çok değil. İtalya'daki araç ülkemizin en az 5 katı. Japonya'da otopark yeri olmayana araç alma izni verilmiyor. Bizimse hiç otoparkımız yok. Arabalarımız yollarda duruyor, yollarımız ise dar. İşte bu nedenle araç sayısı fazla gibi görülüyor.
1994 yılından bu yana, inşaat yaptıran herkes, her 4 konut için 1 ve her bir işyeri için 1 otopark yapmak zorunda. Ancak Belediyeler, "siz ayrı yarı otopark yaparak fuzuli masraf yapmayın, fona benim belirlediğim parayı yatırın, ben semt otoparkları yaparım" diyor. Böylece her yıl belirlediği bir paranın 1/4 ünü inşaat ruhsatını alırken o yıl ki belirlenen para üzerinden, geri kalanını da yapı kullanma izin belgesi alırken, o yıl ki belirlenen para üzerinden otopark fonuna yatırılıyor. Fona yatırılan bu para, 1999 yılında 500 milyon TL. iken, bu yıl 2 milyar TL. ye çıktığı söyleniyor. Ancak aradan 6 yıl geçmiş olmasına rağmen yapılan hiçbir otopark yok.
Eski belediye başkanımız, fonda biriken paraları seçimden önce harcamış. Otopark fonunda biriken paralar, başka hiçbir amaç için kullanılamayacağına göre, hiç otopark da yapılmadığına göre bu paralar nereye harcanmış? Bu paraları Otopark yapmak için değil de başka yere harcamak suç değil mi?
Bütün belediye başkanları "veremeyecek hesabım yok. başarılıyım" diyorlar. Öyleyse, son günlerin değimiyle "HER GÜN YAKINDIĞIMIZ SORUNLAR SANAL MI?" İstenirse, OTOPARK için geçici de olsa çözüm bulunabilir. Neler yapılabilir? Kamu kuruluşları ile işbirliği yapılarak, vatandaşlarla diyalog kurularak geçici otopark yerleri bulunabilir. Örneğin; Kaymakam Kemal bey, Böblingen caddesi ile garaj kapısı önüne ve stat ile Çakıl park, Bergama spor parkı önüne park eden araçlar için kapalı spor salonu yanındaki, luna park kurulan yer geçici OTOPARK yapılamaz mı? İzmir caddesine, parklar ve stad tarafına tek sıra parka izin verilip, karşına ise sadece orada evi veya işyeri olanlar için yine tek sıra otopark izni verilemez mİ? Mustafa Yazıcı caddesi, garaj ve Gülistan parktan, İlçe Miili eğitim müdürlüğü önündeki ışıklı kavşağa kadar alana konan araçlar için, Toktamış eczanesinin arkasındaki eskiden çakıl satış yeri olan yer geçici olarak OTOPARK olarak kullanamaz mı?
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önündeki ışıklı kavşaktan, Belediye önüne kadar olan yere park eden araçlar halen OTOPARK olarak kullanılan eski cezaevine konulamaz mı? Bu otopark önündeki sokağa, hastane önüne konan araçlar buraya konamaz mı? Otopark yerlerinde karışıklığı önlemek için çizgilerle yerler belirlenir. Vatandaşın aracını otoparka koyma alışkanlığı kazanması için otopark ücreti çok düşük tutulabilir. (Belediyeler her işte kar amacı güdemez. Bazen cepten de harcayabilir. Başka işler için alınan paraların bir kısmı gerekli işlere harcanır. Önemli olan harcanan paranın kimlerin yararına olduğu, hizmetin ne kadar gerekli olduğu değil midir?)
Otopark yapılacak yerlerin mülkiyeti Belediyenin ise sorun yok. Maliyenin ise anlaşmak hiç zor olmasa gerek. (Tabi resmi kurumlarla ilişkiler iyi sürdürülebilirse.) Eğer buraların mülkiyeti şahısların ise, zaten boş duran bu arsalar kiralanabilir. İlçe Trafik Komisyonu ile ilişki kurularak, belirlenen mevkilerde yollara araç konması yasaklanabilir. Bütün bunlar çok basit, hiçbir büyük masraf gerektirmeyen, fakat uygulanabilir öneriler. Ancak, tek başına hiçbir şey başarılamaz. İyi niyetini, yapmak isteklilerinin yararını, önce "ekibine", sonra personeline inandıracaksın. Basın, radyo, bildiri, bülten ile alınan kararların gerekçeleri, herkesin bu kurallara uymasının yararları anlatılır, kamu oyu oluşturularak büyük çoğunluk ikna edilebilir. İnsanlar yapılan hizmetlerin yararına inanıp, sahip çıktığında, her şey çok kolay, çok daha güzel olacaktır. Mart / 2000

Hiç yorum yok: