Koskoca Profesörler, bilim adamları, sanatçılar, yazarlar, diplomatlar, büyük iş adamaları, bakanlık, başbakanlık yapmış politikacılar, daha kimler milletvekili olabilmek için siyasi partilere başvurup, aday adayı oluyorlar.
Bunların bir kısmı zaten listeye veya seçilecek sıraya gelemeyeceğini biliyor. Amaçları seçimden sonra partim iktidar olursa belki sebeplenirim düşüncesinde.
Ama bir çoğu gerçekten milletvekili olabilmek için başvuranlar.
Başvuru yaparken biliyorlar ki ön seçim olmayacak. Kimin hangi sıraya geleceğine lider karar verecek.
Eğer bunu kabullenmişsen değerini düşürmüş olmuyor musun?
Gerçekten amacın hizmet etmek bile olsa kimse senden böyle şey talep etmiyor ki?
Öyleyse aday olduğun halde lider beni sıralamaya almadı diye KİM OLURSAN OL kızmaya, yakınmaya, lideri suçlamaya hakkın var mı?
Eğer lider veya partinin yetkilileri "sana ihtiyacımız var, aday olur musun?" diye sormuşlar ve sende kabul etmişsen, buna rağmen seni listeye koymamışlar veya seçilemeyecek sıraya koymuşlarsa kızmaya, söz söylemeye hakkın olabilir.
Eğer seni kimse davet etmeden kendin adaylık için başvurmuşsan hiç sesini çıkarma, kendini daha fazla küçük düşürme.
TEŞEKKÜR VE KINAMA
Hangi nedenle olursa olsun, ister liderin kendisini aday göstermeyeceğini tahmin etmiş, ister yaşlandım ve yoruldum, ister artık gençler gelsin diye veya çok daha başka nedenlerle de olsa adaylık başvurusu yapmayan milletvekillerine teşekkür ederim.
Milletvekili olduktan sonra tekrar seçilebilmek için, liderinin gözünün içine bakan, bir dediğini iki etmeyen, seçimlere yakın güvence alamazsa seçilecek sıradan aday gösterilme sözü alıp parti değiştiren, seçim ve siyasi partiler yasasının değişmesi için hiç bir şey yapmayan, adı "milletvekili" olduğu halde tekrar milletvekili olabilmek için millette değil lidere başvuran adayları kınıyorum.
Lider tarafından listeye alınmadığını veya listede seçilemeyeceği sıraya konduğunu gördüğünde, liderine demediğini bırakmayan, siyasi partiler yasası, seçim yasası ve lider hegemonyasından yakınan, demokrasi savunucusu kesilen, "siyasi partiler ve seçim yasasını değiştireceğiz" bahanesi ileri sürüp, aslında seçimleri erteletmek için imza verip TBMM ni toplantıya çağıran ESKİ MİLLETVEKİLLERİNİN KINANMAYA BİLE LAYİK OLMADIKLARINI düşünüyorum.
KİME OY VERELİM?
Bu soruya şimdi cevap verilemez.
Ağustos böceği ile karınca masalı gibi. Yaz boyu (3,5 yıldır hiç tepki göstermemişiz) kış (seçimler gelmiş) şimdi biz ne yapacağız? (kime oy vereceğiz?) Diye soruyoruz.
Artık yapacak bir şey yok. Partiler ayni (adları yeni de olsa adayları bilinen çoğu eski politikacı.)
"SEÇİM YASASINI, SİYASİ PARTİLER YASASINI, DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASINI, TRAFİK YASASINI, ADALET REFORMUNU, NEREDEN BULDUN YASASININ NEDEN UYGULANMADIĞINI" sormamışız. "TAHKİM YASASINI, AF YASASINI, TÜTÜN YASASINI, MEZARDA EMEKLİLİK YASASINI" neden çıkardıklarını da sormamışız.
Politikacılardan sadece oğlumuza iş, tayin, kredi, vergi, Bağ - Kur, SSK affı istemişiz. Şimdi seçim gelmiş çatmış "NE YAPACAĞIZ, KİME OY VERECEİZ? Diye soruyoruz.
Bu saatten sonra ne fark eder? Hangine oy versek ne değişecek? (2002)
26 Ocak 2008 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder