Kapitalizm de sistem kimseye acımaz. Düşeni kimse kaldırmaz. Batan batar, köşeyi dönen döner.
Kapitalizmi tam olarak uygulayan ülkelere "fırsatlar ülkesi" deniyor. Becerikli olacaksın, bilgili olacaksın, sistemin çarklarının nasıl döndüğünü bileceksin. Yasa dışı işler bile yapsan yakalanmayacaksın. Dürüst olmak gerekmez. Yasaların boşluklarını çok iyi bileceksin. Başın derde girdiğinde seni koruyacak siyasetçi ve yüksek kademede dostların olacak.
Kapitalizmde Devlet yatırımı yoktur. Ulaşım, sağlık, eğitim dahil her şey özel sektördedir. Hatta sigorta ve emeklilik bile. Okuyan, meslek sahibi olanlar kendi işini kuramaz. İş kurmak hem çok pahalı hem zordur. Avukat, mimar, mühendis ne olursanız olun böyledir. Ancak birinin yanında çalışabilirsiniz. Tabi eğer işinizde uzmansanız kolay iş bulursunuz, yoksa çok düşük ücretle çalışmak zorunda veya işsiz kalırsınız. Çalıştığınız süre içerisinde hep "bir fırsat çıksa da kendimi gösterip yükselsem" diye beklersiniz.
Bu fırsat birçok kişinin önüne ömrü boyunca çıkmaz. Ancak bir fırsat çıktığında bunu çok iyi değerlendiremezseniz bırakın yükselmeyi işinizi bile kaybedersiniz. Fakat fırsatı iyi değerlendirebilirseniz bir anda zengin, aranan, çok para kazanan biri olursunuz. Bu konumunuzu korumak içinde devamlı çalışmak, devamlı başarılı olmak, zorundasınız. Bir kez ayağınız kayarsa, bir kez başaramasanız her şeyinizi kaybedesiniz. Size kimse bir şans daha vermez.
Bu sistemde büyük balık her zaman küçük balığı yutmakta. Dostluk, vefa, arkadaşlık, ortaklık, acıma yoktur. Gücü, gücü yetenedir. Kimse "kriz var, devlet yardım etsin, vergi affı çıksın, kader mahkumları af edilsin" demez. Her şey sistemin içinde kurallara bağlanmıştır.
Devlet ne kadar zenginleşirse zenginleşsin aç, işsiz insanlar her geçen gün artar. Suç oranı ve suçlular çoğalır. Varlıklı insanların oturduğu semtler ayrılır, kalın duvarlarla çevrilir. Özel olarak korunur ve bu mahallelere herkes giremez.
Fakir, işsiz insanların oturduğu semt ve mahallelerde kimsenin can güvenliği yoktur. Geceleri yaya gezilemez. Kumar, fuhuş, soygun, cinayet, uyuşturucu ticareti açıktan yapılır.
Rüşvet alabildiğine yaygındır. Kapitalizmde zengin bir azınlık, yoksul bir çoğunluk vardır. Ülkeyi yönetenler zengin azınlığın belirlediği kişilerdir. İnsanlar düzenin, sistemin değişeceğine, inanmadığı için herkes kendini kurtarma yoluna başvurur.
Ancak "SOSYAL DEVLETTE" böyle değildir. Sosyal devlet "önce insan" der. Zenginliğini insanının refahı için harcar. Çok kazanandan alıp az kazanan için harcar. Herkesin dengeli bir şekilde refahını savunur. Zenginle fakir arasında gelir uçurumu yoktur.
Peki siz hangi sistemi istersiniz? (2001)
26 Ocak 2008 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder