Biliyoruz seni liderin milletvekili adayı yaptı. Ama sen vatandaşın partine verdiği oylarla milletvekili oldun. Liderinin ve sen seçimler öncesinde DÜRÜSTLÜK sözü verdin. YOLSUZLUK, YOKSULLUK ve İŞSİZLİĞE çözüm bulacağınıza söz verdiğiniz için vatandaş partinize oy verdi. Milletvekili seçildikten sonra % 99 u Müslüman olan ülkemizin, TBMM de tamamı Müslüman olan milletvekilleri olarak kürsüye çıktınız ve canlı yayında Anayasaya bağlı kalacağınıza yemin ettiniz.
Meclis çoğunluğunu oluşturan partinin milletvekilleri; sizin sorumluluk ve vebaliniz muhalefet milletvekillerinden daha ağır. Çünkü siz hem iktidar olduğunuz için hükümete destek olmak zorundasınız. Hem de hükümetin yanlışlarına dur demek zorundasınız.
“Ben hükümet üyesi (BAKAN) değilim” deyip sorumluluktan, günah ve vebalden kurtulamazsın. TBMM de görüşülen yasa tasarı ve önerilerini çok iyi incelemelisin. Bütün konuşmaları çok iyi dinlemelisin. Anlamadığın, içine sinmeyen hususlar varsa, parti yöneticilerine bunları iletmelisin.
Ama öyle yapmıyorsun. Konuşmaları dinlemiyorsun. Oylama sırasında gurup başkanlarına bakıyor, o el kaldırıyorsa sende kaldırıyorsun.
İkinci bir sorumluluğunda DENETİMDİR.
Liderinin Başbakan, partili arkadaşlarının bakan olduğu hükümeti desteklerken, bir yandan da hem hükümette, hem hükümetin atadığı bürokratlarda ve bunların yaptığı bütün uygulamalara bakmak, sorun ve şikayetlere kulak vermek, yolsuzluk ve usulsüzlükler oluyorsa karşı çıkmak zorundasın.
Tüm yolsuzluk iddialarını “yalan, iftira, partimizi ve hükümetimizi yıpratmak istiyorlar” diye hemen ret edemezsin. Aslını, doğru ve yanlış olduğunu araştırmak zorundasın.
Sen milletvekili olarak liderini değil vicdanının sesini dinleyip oy vermek zorundasın. Sen milletvekili olarak “beni liderim seçtirdi, karşı çıkarsam bir daha aday göstermez” diye düşünemezsin. Seni kim seçtirmiş olursa olsun sen MİLLETİN VEKİLİSİN. Sen artık liderin değil milletin isteklerine göre hareket etmelisin.
Milletvekili vicdanı ile bir daha seçilmek arasında sıkışmamalı. Milletvekili olarak görevini yaparsa, milletin dert ve sorunlarını TBMM de gündeme getiriri çözümlenmesi için çaba harcarsa, verdiği her oyda doğru bildiği, inandığı ve kimsenin etkisinde kalmadan vicdanının sese kulak verirse işte o zaman görevini başarmıştır. İşte o zaman inançlarına, ettiği yeminlere ve vatandaşlara verdiği sözlere sadık kalmış demektir.
Aslında milletvekillerinin ilk değiştirilmesini isteyeceği şey kendilerini vatandaşın değil liderin aday göstermesi uygulamasıdır. Her milletvekili “BENİ NEDEN ADAY OLARAK MİLLET BELİRLEMİYOR?” diye sormalıdır liderine.
Bir çok kez seçimler baskın olarak yapılıyor. Lider ve parti yöneticileri zaman dar, vakit yok diye ön seçim yapmıyor.
Fakat ne zaman olacağı belli seçimlerde de durum değişmiyor. Geçtiğimiz yerel seçimlerin ne zaman yapılacağı 5 yıl önceden belli olmasına rağmen, ülkenin en ücra köşesindeki belediye başkan adayını, hatta il genel meclisi adayını bile liderler belirledi. Kimse de itiraz etmedi. Milletvekili adayları belirlenirken de kimse ses çıkarmıyor. KİMİN ADAY OLACAĞINA PARTİLİLER KARAR VERSİN diyen olmuyor. Ne zaman ki partilerde liderler milletvekili adaylarını açıklıyor işte o zaman aday gösterilmeyenler, seçilemeyecekleri sıralara konan milletvekilleri DEMOKRASİ KAHRAMANI kesiliyor. Ama hiç biri inandırıcı olamıyor.
Öğreniyoruz ki, bazı bakanlar atanmalarından önce tarihsiz istifa dilekçesi veriyorlarmış Başbakana. Yine öğreniyoruz ki bazı yasa tasarıları veya yine bakanlar boş kararnameleri imzalayıp Başbakana veriyorlarmış. Bunları duydukça şaşırıyoruz. Güven duygusu denilse de, bana güven duymayana ben neden güveneyim? Diye düşünen acaba yok mu?
Sayım milletvekilleri;
Lütfen liderin değil, milletin vekili olduğunuzu hiç aklınızdan çıkarmayın. Bildiğim kadarıyla büyük çoğunluğunuzun maddi durumu iyi. Zaten 4 veya 5 yıl milletvekili olarak görev yaparak hem kıyak emekliliği hem de ömür boyu kendiniz ve aileniz için bazı ayrıcalıkları elde ettiniz. Bir daha seçilmeseniz de KIYAMET KOPMAZ.
Her fırsatta Müslüman olduğunuzu dile getiren bir kişi olarak, bu dünyada işlediğiniz günahların hesabını öbür dünyada vereceğinize inanan müminler olarak. ettiğiniz yemine ve vicdanınıza sadık kalın. Liderinizin değil milletin vekili olun. Eğer lider sultasını kırıp, liderin değil milletin vekili olursanız kesinlikle liderinizin, halkın gözünde çok daha saygın bir hale geleceksiniz. Birçok sorun daha kolay çözülecek.
Vatandaşın milletvekillerinden beklediği en önemli görevlerden biri de budur.
Lideriniz seçilse de, seçilemese de tam olarak halkın arasına girmiyor, giremiyor. Ama siz milletvekili olarak halkın arasına girmek zorunasınız. Milletvekili seçilemediğinizde ne kadar ayrıcalığınız olsa da sade vatandaş olacaksınız. Halkın arasına gireceksiniz. Bunu unutmayın.
AÇIKLAMA: Fuat GEÇEN Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Hatay milletvekili. AKP şimdi onu ihraç istemi ile disiplin kuruluna veriyormuş. Peki suçu ne imiş? Hatay’da ve hükümette yapıldığı söylenen yolsuzluk iddialarına hemen yalan, iftira demeyelim araştıralım, doğru ise yapanları cezalandıralım, yalan ise hep birlikte arkadaşlarımızı savunalım demek. 2006
30 Ocak 2008 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder