ABD nin güvencesi ile Kuzey Irak’ da federasyon kuran ama bağımsız bir ülke gibi davranan Kürt’lerin lider ve siyasetçileri ABD ye “bizi yine yarı yolda bırakmayın” dediklerini basın yazdı. Peki neden bunu söyleme gereği duyuyorlar?
1979 yılından önce İran’ın başında şah Rıza PEHLEVİ vardı. ABD yanlısı despot bir yönetimdi. SAVAK isimli gizli polis örgütü halka göz açtırmıyordu. Halk yoksul, Şah ve etrafındakiler zengindi. Başta petrol olmak üzere bütün yer altı kaynakları başta ABD olmak üzere uluslar arası tekellerin kontrolündeydi. Iran dini lideri HUMEYNİ Fransa’da sürgünde yaşıyordu. İran’ da Şaha bağlı güçlü bir ordu, çok baskıcı bir yönetim olduğundan ABD ve batılı ülkeler Şah rejiminin devrilmesinin imkansız olduğuna inanıyorlardı.
Irak’ da SADDAM’ ın Sovyetler Birliği ile yakın ilişkisi vardı. Ondan silah ve ihtiyacı olan malzemeleri alıyordu. İşte bu yıllarda ABD, Irak’ da ki Kürtleri Irak’a karşı ayaklanmaları için destekliyordu. Irak Kürtlerinin lideri Şimdiki lider Mesut BARZANİ’ nin babası Molla Mustafa BARZANİ idi. Şimdiki Irak cumhurbaşkanı olan Kürt lider TALABANİ onun komutanıydı. Irak’ da eylem yapan Kürtler daha sonra İran’a kaçıyor, İran Şahı da onlara yardımcı oluyordu.
1970 li yılların sonunda yoksul halk gösteriler yapmaya başladı. Dini lider HUMEYNİ Fransa’ dan hareketi yönlendiriyor, liberaller ve TUDEH isimli Komünist partisi de bu gösterileri destekliyordu. Gösterilere her gün on binlerce kişi katılıyor, Ne gizli örgüt SAVAK, ne asker ne polis nede halkın üzerine ateş açılması bu gösterileri engelleyemiyordu. Günlerce, aylarca süren bu eylemler sonucu Şah ülkesinden kaçmak zorunda kaldı. HUMEYNİ ülkesine döndü ve milyonlarca kişi onu coşku ile karşıladı. ABD elçiliğinde ABD görevlileri aylarca mahsur kaldılar. ABD onları kurtarmak için hiç bir şey yapamadı.
İran’da HUMEYNİ önderliğindeki din adamları, TÜDEH ve liberaller Şahın devrilmesi için ittifak yapmışlardı. Şah kaçtıktan ve HUMEYNİ ülkeye döndükten sonra Cumhurbaşkanı TÜDEHLİ, başbakan liberallerden olmak üzere ortak hükümet kurdular. Ama HUMEYNİ ve din adamları dini kullanarak onların üzerinde her geçen gün baskı kurdu kısa sürede hepsini tasfiye etti. Kimi ülke dışına kaçtı, kimi öldürüldü, kimi hapse atıldı. İran şeriat yasaları ile yönetilen bir din devleti oldu.
Şah rejimi yıkılmış ABD yi can düşmanı gören bir iktidar gelmişti. ABD,Irak ile yakınlaşmaya başladı. Kürtlere desteğini kesti. İran tarafından korunan Kürtler ortada kalmıştı. Molla Mustafa BARZANİ hastalandı. Gidecek yeri olmadığından ABD ye gitti ve orada öldü.
ABD Irak lideri SADDAM ile ilişkilerini geliştirdi. Bu kez İran ile düşmandı. İran’ı zayıf bırakmak ve yıpratmak için SADDAMI İran’a karşı kışkırttı. Irak İran’a saldırdı. Iran Şahın güçlü ordusunu dağıtmadı. Üst düzey komutanlar dışındakileri görevinden almadı. Halk da orduya her zaman destek oldu. Savaş 10 yıl sürdü ve Irak hiçbir şey kazanamadan anlaşma yapmak zorunda kaldı. Ama İran daha da güçlenmiş, ülke içinde birlik ve beraberliği sağlamıştı.
SADDAM, ABD ile ilişkilerini geliştirince Kürtlerden intikam almaya başladı, onların bulundukları köy ve kasabaları bombaladı. Onları ülkeden kaçmak zorunda bıraktı. İşte bunu bilen Irak Kürtleri, Irak da işler kötüye gidince, güçler dengesi değişir, ABD yine bizi yalnız bırakır diye korkuyorlar. Çünkü biliyorlar ki Irak ABD tarafından ilk bombalandıktan sonra bağımsız bir ülke gibi yaşıyorlar. ABD ye güvenip özellikle Türkiye’ye posta atıyorlar.
ABD ihtiyaç duyar da Türkiye ile iş birliği yaparsa ne yaparız diye korkuyorlar.
Çünkü biliyorlar ki ABD için tek önemli olan ABD çıkarlarıdır. 06.02.2007
10 Şubat 2008 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder