1982 anayasasını herkes değiştirmek istedi, istiyor. Ama değiştiremediler.
PEKİ NEDEN ?
Çünkü siyasetçiler sadece kendilerini düşündükleri, her zaman anayasa ve yasalar sadece ve sadece benim çıkarıma, yararıma olsun diye düşündükleri için uzlaşıp anayasayı değiştiremediler, değiştiremiyorlar.
Bu günde (sivil) demokratik anayasa yapılması tartışılıyor. Ama yine ayni nedenle partiler birbirlerine güvenmiyorlar. Güçlü olan parti yeni anayasa toplumun tümünün yararına değil de, benim yararıma olsun istiyor.
Ben, hiçbir şahsi çıkar beklemeden milyonlarca sade vatandaş gibi sadece ve sadece gerçekten demokratik bir anayasa istiyordum ve bunun nasıl yapılacağını 11 yıl aşağıdaki mektupla o zaman başbakan yardımcısı olan BÜLENT ECEVİT’ e iletmiştim.
İşte mektubum. Bu önerilerim bence bu için bile geçerli olabilir.10.04.2008
Sayın BÜLENT ECEVİT
Devlet Bakanı ve Başbakan yardımcısı
Toplumun her kesimi ve bütün partiler tarafından 1982 anayasasının değiştirilmesi gerektiği dile getiriliyor. Hatta hiç sivil anayasa yapamadığımız söyleniyor. TBMM de bir yasanın bile çıkarılması çok güç oluyor. Mecliste uzlaşma ile ve uzun bir çalışmayı gerektiren anayasa değişikliği yapmak çok zor, neredeyse olanaksız.
Bu nedenle yeni bir sivil anayasa yapılabilmesi nasıl olur diye düşündüm. Bulduğum yöntemi size iletmek istiyorum.
1998 yılında büyük olasılıkla genel seçimler olacak. Hatta yerel seçimlerinde yenilenmesi mümkün. Koalisyon programına göre seçim yasası da değişecek.
Ben diyorum ki; bu seçimlerle birlikte 100 ila 200 arasında birde anayasa yapmak üzere anayasa meclisi de seçilse ve bu meclis anayasayı en baştan yapsa. Tabi bunun için anayasada bazı değişiklikler yapılması gerekecek. Ancak bütün siyasi partiler yeni ve sivil bir anayasa yapılmasına taraftar olduğuna göre anayasa değişikliği ve buna dair yasanın çıkarılmasında uzlaşma sağlanabilir. Üstelik bu anayasa meclisine seçilecek temsilciler yine siyasi partiler tarafından aday gösterilecek.
Yalnız seçilecek meclise önerilecek kişilerin toplumun belli kesimlerini belli oranlarda temsil şartı getirilmelidir. Örneğin seçilecek kişiler il temsilcileri değil genel (ülke) temsilcisi olacak. Her parti sendikalardan, odalardan, üniversitelerden, meslek kuruluşlarından v.b. den belirlenecek sayılarda aday göstermeli ve bu meclisin bu şekilde oluşması yararlı olacaktır.
Anayasa meclisi 1 yıl içerisinde yeni bir anayasa yapıp, bu mecliste salt çoğunlukla onaylandığı taktirde halk oyuna sunulabilir.
Eğer halk oyu ile kabul edilirse, bu kez anayasa meclisi tüm yasaları yeni baştan ele alıp yeni anayasa uygun güncel şekilde yeniden yapılabilir. Bunun içinde anayasa meclisi örneğin 1 yıl daha çalışabilir. Yasaların da yeniden yapılmasından sonra yapılması gereken tüzük ve yönetmelikler hazırlanır ve bunların da tamamlanmasından sonra anayasa meclisinin görevi sona ermiş olur.
Bunun için bazı teknik konular var ki yasa hazırlanırken uzmanlar bunlar için çözüm bulabilir.
Örneğin anayasa meclisi ve TBMM ilişkileri (benim önerim anayasa meclisinin tamamen bağımsız olmalı) anayasanın kabulünden sonra yasalar yapılırken hangi anayasaya göre uygun hareket edileceği v.b. uzmanlar ve siyasi partiler bunları aralarında tartışıp çözüm bulacaklardır. Yeter ki özünde sivil bir anayasa yapılmasında anlaşmaya varılabilsin.
Bu şekilde veya benzeri bir çözüm olmadığı taktirde ne bu günkü nede ileride oluşacak TBMM sinin yeni ve sivil bir anayasa yapması mümkün olmayacaktır.
Bu nedenle ben bu yöntemi uygun olarak benimsedim. Eğer başka bir yolu varsa onlar denensin ve gerçekleştirilsin.
Saygılar sunar, başarılar dilerim. 25.08.1997
İbrahim BAYTAK
10 Nisan 2008 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder