22 temmuz 2007 de seçimleri gerçekten “demokratik ve adil miydi?” Gerçekten “milletin büyük çoğunluğu özgür iradesi ile bilerek ve isteyerek mi AKP ye oy verdi?” Her rejimde seçim yapılır ama demokrasi olamadığı zaman sonuçları “HALKIN ÖZGÜR İRADESİNİ YANSITMAZ.” (Burada söz konusu olan başta CHP olmak üzere muhalefetin oy almamasını değil AKP nin aldığı oydur.)
Seçimden önceki havayı hatırlarsak, AKP bırakın oylarını arttırmayı, tekrar tek başına iktidara gelebilmeyi eski oyunu koruyabileceğini bile düşünmüyordu. Bu nedenle tüm zorlamalara rağmen “hiç olmazsa hazır bu kadar güçlü iken cumhurbaşkanını kendi içimden ben seçeyim” diye erken seçime gitmedi.
Hatırlayalım, Cumhuriyet mitinglerine katılan, AKP karşıtı ve geleceğinden korkan milyonlarca kişiye, kara denizde fındık üreticileri başta olmak üzere, çiftçi, esnaf, işçi, memur ve toplumun tüm kesimleri sokaklara dökülmüşken, milyonlarca memnunsuz insan varken nasıl oldu da sandığa gidip insanlar yeniden AKP ye oy verdi?
Seçimlerde:.
1 - Seçim öncesi tepkilerden çekindiği için örgüt olarak köylere gidemediği halde, bireysel olarak ülkede en küçük yerleşim yerlerine bile giderek, evlerde, kahvehanelerde, camilerde her yerde sözle, fısıltı gazetesi ile insanların din ve dince kutsal değerlerini kullanmadılar mı? Halka “dindar cumhurbaşkanı seçtirmediler” dahil her türlü yalanı söylemediler mi?
2 - Devlet olanakları ile yapılan ve TOPLU KONUT dağıtım törenlerini seçim mitinglerine dönüştürmediler mi? Bu seçim mitingine dönüşen törenleri başta TRT, devletin el koyduğu TV ler de naklen yayınlanmadı mı?
3 - Sosyal yardımlaşma ve dayanışma fonundan ve belediyelerce yani devlet olanakları ile milyonlarca yoksul insana oy karşılığı kömür ve yiyecek yardımları yapılmadı mı?.Bunlardan başka tarikat, cemaat, vakıflar ve AKP li zenginlerin AKP ye oy verilmesi için yardımlar yapılmadı mı?
4 – Medya AKP ye muhalefet yapmadığı gibi, büyük çoğunluğu, AKP yi desteklemedi mi?
5 - AB ve ABD , hatta Kuzey Irak liderleri ve ülkemiz büyük iş adamlarının bir çoğu AKP ye destek vermedi mi?
6 - Doğu ve güney doğunun aşiret ve din etkisini yani feodal yapısını kullanmadı mı?
7 - Seçmen sayısı ile oynanmadı mı? Ülke nüfusu ve seçmen sayısı ile oynanması nedeniyle,.bir çok insanın seçmen listelerinde yer almadığı anlaşılmadı mı?.
8 - Seçmen sonuçlarının hesaplandığı bilgisayar programındaki hile olduğu hakkında ciddi iddialar yok mu? Bir çok kişide bu şüphe yok mu?
Bütün bu gerçekler varken adil, demokratik seçimler sonucu milletin bilinçli, özgür iradesi ile AKP % 47 oy aldı nasıl denebilir? Bu seçim sonuçları millet iradesini yansıtıyor nasıl denilebilir? Bu sonuçları göstererek Başbakan “millet bana yetki verdi, çoğunluğum var ben her istediğimi yaparım” nasıl diyebilir?
Diğer bir husus da;
TV de bir sanatçının “benim oyum ile, dağdaki bir çobanın oyu bir olur mu?” sözüne hakarete varan haksız tepkilerdir.
Başbakan derdini anlatmaya çalışan çiftçiye “ananı da al git”, Şehit askerlerin ailelerine “askerlik yan gelip yatma yeri değildir” demedi mi? Ne bu sözü söyleyen sanatçı ne de onun gibi düşünen ben dahil herkes “başbakan gibi” kimseyi hor görmüyor.
Bütün vatandaşların, ister çoban, ister Cumhurbaşkanı, Başbakan, ayakkabı boyacısı, Türkçe bile bilmeyen Kürt kökenli vatandaş, ister profesör, işçi, memur veya işsizin, küçük büyük herkesin eşit olduğunu herkes biliyor ve hiçbir ayrım yapılmıyor.
Söylemek istenen “DOĞRU SEÇİM” yapmak konusundadır.
Demek istediği (ki tamamen haklı) “ben siyasi partileri takip ediyorum, programlarını inceliyorum, gazeteleri okuyorum, TV de siyasetçilerin katıldığı panellerde izliyorum, dinliyorum, dediklerinin hangisi doğru, gerçekçi, hangisi halkı kandırmak ve oy almak için yalan söylüyor, nabza göre şerbet veriyor” takip ediyorum.
Herkes bunu yapıyor mu? Çoban bunları yapıyor mu?
Bir çok insan birkaç torba kömür, biraz yiyecek, yeşil kart verdi diye oy vermiyor mu? Dindar diye oy vermiyor mu?
Onların oyu ile benim oyum nasıl ayni olabilir? Diyor. Haklı değil mi? 09.04.2008
9 Nisan 2008 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder