OVACIK ALTIN MADENİ VE HUKUK SAVAŞI - 20
SİVİL HALK DİRENİŞİ
Maden şirketleri yeni Bergamalar yaratıyor
Kanadalı bir maden şirketinin Honduras'ta neden olduğu kirlilik zehir saçıyor. Honduraslı köylülerin kanında tespit edilen yüksek miktarda kurşun ve arsenik tozu, durumun ciddiyetini gösteriyor.
Dünyanın en büyük üçüncü altın madeni şirketi olan Canadalı Goldcrop Inc., Honduras'ın San Martin kasabasında altın ve gümüş çıkarıyor. Madenin bulunduğu Siria Vadisi'ndeki yerleşim yerlerinden biri olan San Martin'de yaşayan köylü halk üzerinde yapılan bir araştırma, kanlarında normal değerin çok üzerinde arsenik olduğunu tespit etti. Ekolojistlerin çalışmanın sonuçlarını duyurması ile bölgede yaşayan halkın uzun süredir verdiği madenin kapatılması mücadelesinin haklılığı ispatlanmış oldu. 1999 yılında açıldığı günden itibaren yerel ve uluslararası protestoların hedefi olan madenin kapatılması konusunda bir gelişme kaydedilemedi. Siria Vadisi Çevresel Komite üyesi İtalyan aktivisti Flaviano Bianchini tarafından yürütülen çalışma, vadi halkının kaygılarını doğrular nitelikte. Arsenik maddesinin mide ve bağırsak, kardiyovasküler ve sinir sistemine etkisi olacağını belirten çalışma sonuçları Honduras hükümeti tarafından da değerlendirilecek. Honduras Çevre Bakanı, sonuçları Kolombiya'ya gönderip kontrol ettireceklerini açıkladı.
Kanadalı şirketin Meksika'da da bir maden projesi yürüttüğü biliniyor. Geçen ayın başlarında tüm izinleri aldıklarını açıklayan şirket, Meksika'nın Zatatecas eyaletinde ülkenin en büyük maden işletmesini kuracağını ilan etti. Şirketin Guatemala'da da küçük bir altın ve gümüş maden işletmesi bulunuyor. Sikapaka bölgesinde bulunan bu işletme de yoğun protestolara neden olmuş, protestoculardan iki kişi hayatını kaybetmiş ve birçoğu da yaralanmıştı.
Çevre aktivistleri, konunun aslında her şeyden çok yerel hükümetleri ilgilendirdiğini ancak bunların hiçbir adım atmadığına dikkat çekti. Hükümetlerin yabancı yatırımcıları desteklemek uğruna insan haklarına ve çevre standartlarına aykırı olan maden işletme tesislerine lisans hakkı vermesinin engellenmesi gerektiği vurgulandı. 27.02.2007
Kozak Madra Çayındaki Feldspat madeni ile ilgili CHP Basın açıklaması
CHP ; toplumun sağlıklı bir çevrede yaşamasını öngörür. Buna yönelik politikalar üretir ve uygular. CHP ; çevreye ve doğaya saygılıdır.
Yıllardır siyanürlü altın işletmeciliğine karşı verdiğimiz mücadele belleklerdedir ve bu mücadelenin doğruluğu yargı kararları ile tescil edilmiştir.
Bu bağlamda Kozak Madra Çayındaki Feldspat madenine veya Kum-Çakıl işletmesine ruhsat verilmesi ile ilgili olarak partimizin herhangi bir sorumluluğu yoktur.
CHP olarak söz konusu ruhsat verilme işlemine karşıyız ve onaylamıyoruz.
Bu konudaki onay makamı İl Encümenliği değil, AKP iktidarı tarafından atanan ve Vali adına görev yapan İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği'nindir. Bu işlem seçilmişlerin değil, atanmışların tasarrufudur ve sonuç olarak AKP iktidarının sorumluluğundadır. Sorumlu olan yürürlükteki Maden Kanununu çıkartan AKP iktidarıdır.
Traji-komik olan AKP Bergama İlçe Başkanı'nın Kozak Bölgesi muhtarlarını toplayarak, AKP iktidarının çıkardığı bu kanun uyarınca işlem yapmak zorunda kalan İzmir Valisi Sayın Oğuz Kağan KÖKSAL'a müracaat etmesidir.
İzmir Valisi yürürlükte olan kanunla hareket ediyor. Var olan kanunlara göre işlem yapmak zorunda. Vali Beye müracaat etmek ve ettirmek hedef şaşırtmaktır.
Sayın AKP Bergama İlçe Başkanı'nın yapması gereken şey Kozak Bölgesi muhtarlarının isteği doğrultusunda AKP Genel Başkanı 'na ulaşıp vatandaş ve ülke yararına Maden Kanunu'nda değişiklik yaptırması veya yeni bir maden kanununu çıkarttırmasıdır.
Bunun dışındaki hareketler bir sonuca ulaşmaz ve vatandaşı oyalamaktan öteye gidemez.
AKP hükümetinin çıkardığı Maden Kanunu ve Petrol Kanunu'nun kimlere hizmet ettiği açıktır.
Hal böyle iken DYP Bergama İlçe Başkanı'nın gerçeğe aykırı ifadeler kullanarak Cumhuriyet Halk Partisi'ne de sorumluluk yüklemesi ve kamuoyunu yanlış yönlendirmeye kalkması esefle karşılanmıştır.
Rahmetli Uğur MUMCU 'nun "Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz" özdeyişini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. CHP olarak değerli Kozaklılar' ın ve çevrecilerin yanında olduğumuzu bir kez daha belirtir, saygılarımızı sunarız. 06.03.2007 Dr. İdris YAVUZYILMAZ CHP Bergama İlçe Başkanı
Bergamalılardan altın madeni şirketine dava
18 yıldır bölgelerinde faaliyet yürüten altın tekellerine karşı mücadele veren Bergamalı köylüler, Ovacık'taki altın madeninin başka yerlerden toprak getirilerek siyanürle işletilmesini protesto etti. Köylüler, altın tekelinin faaliyetini durdurması talebiyle 900 dilekçe vererek yeni bir dava açtılar.
HABER MERKEZİ Yaklaşık 18 yıldır yaşadıkları bölgede faaliyet yürüten altın tekellerine karşı kararlı bir mücadele örneği sergileyen Bergamalı köylüler, İzmir Adliyesi'ne gelerek altın tekellerine karşı yeni bir dava açtılar. Şu ana kadar kazandıkları davaların dosyalarını yakalarına iliştirerek, İzmir Adliyesi'ne gelen Bergamalı köylüler, Bergama ve civarında altın madeninin bitmesinin ardından çevre köylerden toprak getirerek, Ovacık'ta siyanürle işleyen Koza Altın Madeni şirketi hakkında 900 dava dilekçesi verdiler.
900 köylü adına dava açıyoruz
Siyanür yüzünden köylerinde kanser hastalığının arttığını söyleyen Bergamalı köylülerin avukatı Senih Özay yaptığı açıklamada, Ovacık'taki altın işletmesinin kapatılması gerektiğini ifade etti. Özay, "Maden bitti, altın bitti. Kapatmaları gerekirken, Havran'dan, Kozak'tan altınlı toprak getirip Ovacık'ta işliyorlar. Çevre Bakanlığı kilit koymak istiyor ama hükümetle altıncı şirket yeniden anlaştı ve çevre köylerden, illerden toprak getirerek işletmeyi sürdürmek istiyorlar. Biz bunun durdurulması için 900 köylü adına şimdi davamızı açacağız" diye konuştu.
Bergamalıların mücadelesi Türkiye'ye örnek
Daha sonra köylüler adına bir konuşma yapan Tahsin Sezer, köylerine dışarıdan toprak getirilerek, işletilmesini istemediklerini ifade ederek, "Biz orada ölüyoruz. Göğüs kanseri arttı. Basından yardım istiyoruz, gelin köylünün medyası olun, fakirin medyası olun" diye konuştu. Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel ise, Bergamalı köylülerin yıllardır sürdürdükleri mücadele ile Türkiye'ye örnek olduğunu belirterek, açılan yeni davanın da kazanılacağını söyledi. Çevre köylerden ve illerden altınlı toprak işletilmesine karşı olduklarını vurgulayan Bergamalı köylüler, artan kanser hastalığına karşı Sağlık Bakanlığı tarafından bir heyet görevlendirmesini istedi. 17.04.2007
" Onun bunun altını değil , Kozağın çam fıstığı"
05 Haziran dünya çevre günü nedeniyle 10 Haziran Pazar gün Kozak Göbeller köyü kermes yerinde çeşitli etkinliklerle kutlandı. Yaklaşık 2000 kişinin katıldığı etkinlikleri henüz yeni kurulan " KOZAK YAYLASI ÇEVREYİ KORUMA VE BİLİGİLENDİRME" derneği organize etti.
Etkinlikler kapsamı içinde Kozak yöresi köylerden ve Bergama'dan madene karşı çıkmak anlamında binlerce dilekçe imzalanarak ilgili bakanlık ve birimlerce gönderilmek üzere dosyalandı.
Etkinlikler Atatürk ve şehitlerimiz anısına bir dakikalık saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasının ardından dernek yöneticilerinden, Yukarıbey köyünden Gülden Karabudak'ın ve dernek başkanı Taner Tekin' nin sunum ve konuşmalarıyla başladı.
Gülden Karabudak ve Taner Tekin konuşmalarında tüm Kozak halkı olarak bu madene karşıyız. Bizim altınımız fıstığıyla, helvasıyla, pekmeziyle, çam ağaçlarıyla Kozak yöresinin bereketidir dediler.
Karabudak ve Tekin bu madenin sadece Kozak yöresine zarar vermeyeceğini belirterek Kozak yaylasından geçen Madra Çayı Altınova yakınlarındaki Madra barajında dinlendikten sonra Altınova yakınlarında denize dökülüyor. Ayrıca bu barajdan altınova ve Ayvalık bölgesinin içme ve tarımsal alanlarda da kullanılacağında daha geniş bir yelpazeye madenin zarar vereceğini belirttiler.
Taner Tekin ve Gülden Karabudak sermayenin ve emperyalizmin vatanı olmaz. Onların vatanları sömürüp rant sağladığı yerlerdir. Ama bizim vatanımız burası. Bu topraklarda doğduk bu topraklarda öleceğiz dediler. Kozak'a bağlı 17 köy muhtarı adına Aşağıbey Köyü muhtarı M. Sıtkı bilgin konuşmasında kısaca bizim altıncılarımız Kozak'ın bereketidir. Kozak yaylasının ormanlarıdır. Onun için biz bereketlerimizi, topraklarımızı, ormanlarımızı kirletip yok ettirmek istemiyoruz. Onun için biz burada maden falan istemiyoruz dedi. M. Sıtkı Bilgin Kozak' ta orman yangını çıkmaz çünkü Kozaklılar etle tırnak, ana, baba, bacı, kardeş gibidir dedi. Bilgin ayrıca hiçbir siyasi partinin yanında veya karşısında olmadıklarını belirterek tüm siyasi partilere aynı mesafede olduklarını söyledi.
Daha sonra " Onun bunun altını değil , Kozağın çam fıstığı" konulu bir panel düzenledi. Panele konuşmacı olarak Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi ana bilim dalı başkanı Prf. Dr. Ümit Erdem, Jeoloji uzmanı Prf. Dr. Baha Büyükışık katıldılar. Alanlarında uzman olan konuşmacılar ayrı ayrı yaptıkları uzun konuşmalarda maden, çevre ve madenin çevreye doğaya, insan ve hayvan sağlığına vereceği zararlar konusunda uzunca süre halkı bilgilendirdiler. Konuşmalar ve panelin ardından Kozak yöresi folklor ekibi Kozak Zeybeklerinden örnekler sergilediler. Etkinliğe katılanlara tavuklu pilav, ayran ve Kozak'ın meşhur fıstık helvası ikram ettiler. Seyyar çay ocaklarıyla seyyar ekmek arası köfte ve kebap satıcılarıyla diğer seyyar satıcılar ve piknikçilerle etkinlik alanı tam anlamıyla bir panayır yerini andırıyordu.Etkinliğe katılan Kozak yöresi köylülerin dışında Bergama kaymakamı Hüseyin Eren, jandarma bölük komutanı yüzbaşı Murat Özer siyasi partilerin Bergama ilçe temsilcileri, il genel meclis üyeleri, çevrecilerin ve Bergama köylülerinin değişmez hukuk savunucuları avukat Senih Özay ve avukat Fuat Ateşoğlu el ele hareketi, ziraat odası, Begiad ve Bergama motosikletçiler derneği ve binlerce vatandaş katıldılar. 12.06.2007
Koza şirketinin altın madenine mühür
Koza Altın İşletmeleri'nin Balıkesir Havran'da bulunan altın madeni, Bursa 3. İdare Mahkemesi'nin kararıyla mühürlendi.
Havran'daki madende altın çıkarılmasına yönelik izin bir süre önce madenin
zeytinliklere yakın mesafede olması nedeniyle mahkeme kararıyla iptal edilmişti. Bunun üzerine madenin bulunduğu bölgeden alınan toprak, ayrıştırılması için yine Koza şirketi tarafından işletilen Bergama Ovacık'taki madene götürülmeye başlandı.
Ancak çevrecilerin başvurusu üzerine açılan davada, Bursa 3. İdare Mahkemesi, Havran'daki madenden Bergama'ya toprak taşınmasına yönelik izni de iptal etti.
Çevrecilerin avukatı Senih Özay , Bursa İdare Mahkemesi'nin 14 Aralık 2006 tarihli kararının kendilerine 20 Aralık'ta tebliğ edildiğini belirterek "Yargı kararına rağmen Havran'dan toprak taşınmasına göz yuman Balıkesir Valiliği, Havran, Edremit, Burhaniye, Gömeç, Ayvalık, Dikili ve Bergama kaymakamlıkları ile Büyükdere Belediye Başkanlığı hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. 13.02.2007 Cumhuriyet
'Saldırı olayı gerçek'
İZMİR - Bergama Ovacık Altın Madeni'ni kesinleşmiş yargı kararlarına karşın işleten Koza Firması'nın adamlarının, Dikili'de düzenlenen paneli basmaları ve yaptıkları saldırı, mahkeme tarafından sabit görüldü. Mahkeme, Koza Firması adamlarının eylemiyle ilgili olarak, "Saldırının gerçek olduğu kuşkusuzdur" görüşünü benimsedi.
Dikili Barış Demokrasi Şenliği kapsamında düzenlenen "Siyanür-Altın-Çevre" konulu paneli basan Koza Firması adamlarının tutumunu, bunun yanı sıra firmanın Fethullah Gülen cemaatiyle ilişkisini haberleştiren gazetemiz hakkında, Koza Altın AŞ 250 bin YTL'lik tazminat davası açmış, ancak mahkeme reddetmişti. Davaya bakan mahkeme gerekçeli kararında, saldırı olayı ile ilgili yayınımızın "gerçek" olduğuna karar verdi. Dikili'de 20 Ağustos 2006 tarihinde meydana gelen olaylar, gazetemizde "Dikili'de Zorbalık" başlığıyla haberleştirilmişti. Haberde, Koza Firması adamlarının şenlik kapsamında düzenlenen etkinlikteki panelistlere saldırdığı, halkın üzerine molotofkokteyli attığı, yanıcı maddenin patlamamasıyla felaketin eşiğinden dönüldüğü, Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven' e ve belediye çalışanlarına şiddet uygulandığı belirtilmişti.
Tazminat talep etmişti
Haberin ardından Koza Firması ve Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın İpek haberin gerçeği yansıtmadığı iddasıyla yargı yoluna başvurarak gazetemizden yasal faiziyle birlikte 250 bin YTL tazminat talep etmişlerdi. Bu istemi geçtiğimiz ay reddeden Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi bu kez gerekçeli kararını açıkladı. Kararda şu görüşlere yer verildi:
"Toplanan deliller, örneği gönderilen hazırlık soruşturma evrakı, olayla ilgili fotoğraflar, alınan ifade örnekleri, doktor raporları birlikte değerlendirildiğinde, gazetede yazıya konu olan panel ve panele saldırı olayının gerçek olduğu kuşkusuzdur. Davacıların Fethullah Gülen'e yakınlığı ile ilgili iddiaların da davalılar vekilinin cevap dilekçesinde belirttiği ve davacı tarafın da itiraz etmeyerek kabul ettiği gibi Samanyolu Okulları ile davacıların bağlarının bulunduğu da herhangi bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde sabit olmuştur. Yazı, haber gerçeklerle örtüşmekte, güncel olup yayımlanmasında kamu yararı bulunmaktadır." 20.02.2007 Cumhuriyet
KOZAK'TA MADEN İSYANI
Temiz havası,yaylası,üzümü,graniti ve dünyanın en lezzetli fıstık ve fıstık çamlarıyla ünlü Bergama'nın Kozak Yaylası büyük tehdit altında. Geçtiğimiz yıl Koza Altının Kozak Bölgesi'nde yaklaşık 1 milyon metre
kare bir alan içinde başta altın olarak maden arama ve işletme ruhsatı aldıktan sonra, başka maden şirketleri de Kozak Bölgesi'nde maden arama ve işletme ruhsatı almak için harekete geçti.
Şirket yönetim kurulu başkanı olarak İzmir'in Kemal Paşa ilçesi Ulucak Beldesi'nin DYP'li belde belediye başkanı Mehmet Türkmen' nin göründüğü 20069101 sicil ve 3115561 erişim nolu METGAN.İNŞ.MAD.TAŞ.ÜRÜNLERİ LTD.ŞTİ isimli bir maden şirketi Kozak Yaylasından geçerek Marda Barajı'nı doldurduktan sonra Altınova yakınlarında Ege denizine dökülen Marda Çayı'nın Aşağıcuma, Göbeller, Hacıhamzalar, Terzihaliller veYukarıbey Köyleri bölgesinde ki 884.25 hektarlık alanında kum-çakıl ocağı ve "Feldispat" madeni işletmek amacıyla maden arama ve işletme ruhsatı aldı.
Ayrıca aynı şirket METGAN Koza Altın Şirketi'ni emsal göstererek başta altın olmak üzere 4.sınıf madenler içinde Maden arama ve işletme ruhsatı almak için ilgili birimlere başvuruyor ve arama ruhsatını aldılar.
Bunun üzerine Nihat Kaya(Aşağıcuma) İlhan Çakır(Yukarıbey), Hasan Hüseyin Al (Ayvatlar), Abdül Baki Deniz (okçular), M.Emin Demirtaş(Hisarköy), Ramazan Dağlı (Terzihaliller), M.Emin Şengül(Göbeller), M.Sıtkı Bilge(Aşağıbey), M.Emin Can(Hacıhamzalar),Halil Uysal(Kranlı), Revaayettin Yıldız(Karaveliler), Cemil Demirel (Çamvlu), Hasan Demir(Kaplan), Mehmet Algir(Güneşli), Mehmet Aslan(Demircidere) veReşat Çakmak(Yukarıcuma) köyleri olmak üzere toplam 16 köy muhtarı ortak olarak hazırladıkları 15.08.2006 tarih ve 04539 sayılı ruhsat iptal dilekçesini Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğüne, İzmir İl Özel idaresine, İlçe Jandarma Komutanlığına ve Bergama Kaymakamlığına verdiler. Bundan sonuç alamayan Kozak Yöresi 16 köyün muhtarı Avukat Fuat Ateşoğlu'na ortak vekalet vererek İzmir Bölge İdare Mahkemesi'ne dava açtılar. Kozak Yöresi'nin 16 köy muhtarları başta CHP ve AKP olmak üzere siyasi partileri ve sivil toplum kuruluşlarını dolaşarak destek istediler.
AKP' de basın toplantısı:
AKP Bergama ilçe Başkanı ve İl Genel Meclisi üyesi Hasan Şahin 16 köy muhtarlarıyla AKP ilçe binasında yaptığı basın toplantısında bazı çevrelerce bu sorumluluğun AKP' ye yüklemeye çalışıldığını METGAN Şirketi'nin AKP ile hiçbir ilgisinin olmadığını vurgulayarak şirket yönetim kurulu başkanı Mehmet Türkmen'in Kemal Paşa-Ulucak Beldesi'nin DYP'li belediye başkanı olduğunu söyledi. Başkan Hasan Şahin konuyu yakından takip ettiklerini "METGAN" şirketinin Marda Çayı'nda Kum-Çakıl Ocağıyla beraber "Feldispat" Madeni işleyeceğini arama ve işletme ruhsatını aldığını ancak ÇED raporu almadıklarını söyledi. Başkan Hasan Şahin bir soru üzerine bu tür işletmelere ruhsat verilmesi konusunda herhangi bir yetkileri olmadığını bu tür işletme ruhsatlarını İl Genel Meclisi değil vali genel sekreterliği ve özel idaresinin verdiğini vurgulayarak ruhsat iptali için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını söyledi.
FELDİSPAT NEDİR?
Feldispat oldukça önemli ve değerli saydam bir mineraldir.Cam,seramik,Kaynak elektrotu,boya ve plastik sektörü üretiminde kullanılır.Eritici bir özelliğe sahiptir.Sodyum Feldispat ve potasyum Feldispat gibi çeşitleri vardır.Seramik sanayinde potasyum kullanımı feldispat kullanımına göre daha yaygındır.Seramikte kullanılan potasyum feldispat yüksek viskoziteye sahiptir eriyik oluşturur ve bu eriyiğin sonucu olarak seramiğin pişirilmesi sırasında şekil bozulmalarını önler.Ayrıca sodyum feldispattan daha ucuzdur. Türkiye'de feldispat rezevleri Aydın-Çine, Kütahya-Simav ,Manisa-Gördes, Ankara-Beypazarı, Kırklareli-Üsküp, Bilecik-Söğüt, Balıkesir-Bandırma, Artvin-Şavşat ve Muğla-Milas bölgelerinde mevcuttur. Ayrıca ülkemiz ihracatında önemli yeri olan Feldispat son derece değerli saydam bir maden türüdür. Üretim esnasında itinalı davranılmaması çevre açısından son derce tehlikelidir. 27.02.2007
Yönetmelik Durdu, Altın Madenleri Kapanmalı"
Danıştay altın madenlerinin çalışma izinlerine dayanak olan yönetmeliğin maddelerinin yürütmesini "telafisi olanaksız zarar doğuracak" diyerek durdurdu. Elele Hareketi "Madenler hâlâ çalışıyor. İzinleri geri alınmalı ve madenler derhal kapatılmalı" diyor.
BİA (Uşak) - İzmir Bergama-Eşme, Sivrihisar, Havran/ Küçükdere Elele
Hareketi dönem sözcüsü Avukat Berrin Esin Kaya Danıştay'ın çalışmalarına verilen izinlerin dayanağı olan yönetmeliğin yürürlüğünü durdurmasına karşın, yöredeki altın madenlerinin işlemeye devam ettiğini, izinlerinin geri alınarak derhal kapatılmaları gerektiğini açıkladı.
Kaya, Uşak'ın Eşme ve Ulubey ilçeleri, Gümüşkol ve Katrancılar Köyleri yöresindeki Kışladağ Altın Madeni'nin, siyanürlü yığın liçi yöntemiyle bölgenin toprağını, havasını, suyunu, yaşama alanlarını kirletme riskine rağmen çalışmasını sürdürdüğünü bildirdi. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu altın madenlerinin faaliyetinin dayanağı olarak gösterilen "İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik"in ilgili maddelerinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermişti.
Kışladağ Altın Madeni Uşak İl Özel İdaresi tarafından yönetmeliğin 20. maddesine dayanarak verilen 6 Nisan 2006 tarihli deneme izniyle çalışmaya devam ediyor. Kaya, Balıkesir-Havran-Küçükdere Altın Madeninin ise "ÇED Yönetmeliğinden önce uygulama projesinin onaylandığı" ve "maden sahasının 25 hektardan küçük olması" gerekçeleriyle çalışmaya devam ettiğini söyledi.
"Telafisi olanaksız zararlar doğuracak"
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, kararında şöyle demişti: "Çevre kirliliği ve insan sağlığına az veya çok zarar veren veya vermesi muhtemel olan ya da doğal kaynakların kirlenmesine yol açabilecek gayrisıhhi müesseselerin açılma ve çalışma izinlerinin sıkı kurallara bağlanması gerektiği, açılma ve çalışma ruhsatı yerine geçecek olan deneme izninin, ruhsat alamayacak bir çok tesisin faaliyeti devamını sağlayacak bir şekilde iki yıla kadar uzatılması yolundaki düzenlemenin kamu yararına aykırı olduğu, (...) faaliyet alanının büyüklüğü esas alınarak yapılan sınıflandırma sonucu, büyüklüğü itibariyle ikinci sınıf olarak değerlendirilen bir maden işletmesinin birinci sınıf gayrisıhhi müessese kadar çevre ve toplum sağlığı için risk oluşturabileceği gerçeği karşısında büyüklük esasına göre yapılan sınıflandırmanın hukuka aykırı olduğu ve ileride telafisi olanaksız zararlar doğuracağı sonucuna varılmıştır." 27.02.2007
12 Nisan 2008 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder