SİVİL HALK DİRENİŞİ
ALTIN MADENİ YENİDEN AÇILDI
Bakanlar Kurulu, yargı kararı gereğince Bergama Ovacık'ta altın çıkarma faaliyeti durdurulan Normandy (Eurogold) Madencilik A.Ş'nin faaliyetini sürdürmesine karar verdi. Maden, Bakanlar Kurulu kararı uyarınca Çarşamba günü yeniden faaliyete geçti.
BİA (İzmir) - İzmir Bölge İdare Mahkemesi'nin kararının ardından 30 günlük sürenin dolması üzerine Salı günü akşam saatlerinde mühürlenen Ovacık Altın Madeni, Bakanlar Kurulu kararı uyarınca Çarşamba günü (3 Nisan) yeniden faaliyete geçti. İzmir Barosu Başkanlığı'nın açtığı dava üzerine, İzmir 3. İdare Mahkemesi, işletmenin üretim izni ile faaliyetinin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına karar vermişti. Karara gerekçe olarak da, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun, "Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler" hükmünü içeren 27. maddesini göstermişti. Maden, Salı günü ( 2 Nisan) Bergama İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerince mühürlenerek faaliyeti durdurulmuştu. Ancak, Sağlık Bakanı Osman Durmuş, Salı günü akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, Bakanlar Kurulu toplantısında konunun ele alındığını ve şirketin Bergama Ovacık'taki faaliyetini sürdürmesine karar verildiğini açıklamıştı. 08.04.2002
ALTIN ÇIKARTMA KARARI ANAYASAYA AYKIRI
İzmir Barosu, Bergama Ovacık'ta Sağlık Bakanlığı'nın deneme üretimi izniyle altın çıkartan Normandy şirketinin çalışmasının mahkeme kararıyla durdurulmasına rağmen, madenin Bakanlar Kurulu kararıyla yeniden üretime açılmasına tepki gösterdi.
BİA (İzmir) - İzmir Barosu Başkanı Avukat Noyan Özkan, Bakanlar Kurulunun Bergama'da altın üretimine izin veren kararının ardından düzenlediği basın açıklamasında, "Bakanlar Kurulu, Bergama'da Anayasayı ihlal etmiştir"dedi. Özkan, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm siyasi partileri, yüksek yargı organları başkanlarını, sivil toplum kuruluşlarını, üniversiteleri, sendikaları ve yurttaşları hukuk devletine ve Anayasaya karşı yapılan bu haksız, ciddi ve saygısız saldırıya karşı çıkmaya çağırdı. "Bakanlar Kurulu üyeleri, Türk milleti adına verilen mahkeme kararlarını çiğnedi. Anayasa ihlal edildi, kuvvetler ayrılığı ilkesine darbe vuruldu, yargı erkine ağır ve ciddi bir saldırıda bulunuldu. Bakanlar Kurulunun bu kararı, aynı zamanda kamu düzenini bozucu niteliktedir. Mahkeme kararlarının uygulanmadığı ve konusu suç teşkil eden Bakanlar Kurulu kararlarıyla rafa kaldırıldığı bir ülkede hukuk devletinden bahsedilemez." İzmir Barosu'nda, Çarşamba günü saat 11.30'da düzenlenen basın toplantısında Özkan gelişmeleri ve görüşlerini aktardı:
İzmir 3. İdare Mahkemesi, Sağlık Bakanlığı'nın, Ovacık-Çamköy-Narlıca mevkiinde Normandy (Eurogold) Madencilik A.Ş' nin siyanürlü liç yöntemiyle altın madeni işletmesine verdiği deneme iznini durdurdu.
Sağlık Bakanlığı'nın, mahkemenin faaliyeti durdurma kararını işletmeye tebliğ ettiği gün, Bakanlar Kurulu, maden işletmesinin devam etmesine karar verdiğini açıkladı. Başbakan ve Bakanlar Anayasayı ihlal etti
Bakanlar Kurulu, böyle bir karar verdiyse, Başbakan ve bakanlar ağır bir anayasa ihlalinde bulunmuşlardır.
Anayasanın 138/son maddesine göre; "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
Anayasanın 11'inci maddesine göre; "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır."
Ayrıca, Bakanlar Kurulu üyeleri, milletvekili seçildikten sonra Anayasanın 81'inci maddesi uyarınca, "hukukun üstünlüğüne bağlı kalacaklarına ve Anayasaya sadakatten ayrılmayacaklarına" ant içmişlerdir. Kuvvetler ayrılığı ilkesi, yargı erki
Bakanlar Kurulu üyeleri, Türk milleti adına verilen mahkeme kararlarını çiğnedi.
Kuvvetler ayrılığı ilkesine darbe vuruldu, yargı erkine ağır ve ciddi bir saldırıda bulunuldu.
Türk Ceza Yasası'nın Anayasayı ihlal suçunu düzenleyen 146'ncı maddesini ihlal eden Başbakan ve diğer bakanlar, Anayasanın 100'üncü maddesinin kendilerine vermiş olduğu dokunulmazlık zırhından yararlanmaya çalışacak.
Bakanlar Kurulunun bu kararı kamu düzenini bozucu niteliktedir. Mahkeme kararlarının uygulanmadığı ve konusu suç teşkil eden Bakanlar Kurulu kararlarıyla rafa kaldırıldığı bir ülkede hukuk devletinden bahsedilemez. Mahkeme kararlarını tanımayan ve açıkça çiğneyen kişilerin bu ülkeyi yönetmek hak ve yetkileri yoktur 08.04.2002
OKTAY KONYAR TUTUKLANDI
Bergama Çevre Hareketi Sözcüsü Oktay Konyar Soma'da polise hakaret ettiği gerekçesiyle 12 Nisan Cuma günü tutuklandı. Tutukluluğun kaldırılması için üst mahkemeye yapılan itiraz reddedildi. Konyar 1 ay içinde birinci duruşmaya çıkacak.
Oktay KONYAR Ankara’ya giderken uğradığı Soma’da KASK’ in basın toplantısında konuşma yapmak istedi. Basın toplantısının yapılacağını bildirmek üzere gittiği Soma Emniyet Müdürlüğü'nde polislerle tartıştı. Emniyetteki polisler basın toplantısı izni için Soma Kaymakamlığı'na başvurması gerektiğini bildirdiler. Oktay Konyar ise kapalı salonda yapılacak basın toplantısı için izin almak gerekmediğini. Kendisinin sadece bilgi vermek için geldiğini söyledi. Polisler izin alınması gerektiği üzerinde direnince, Konyar Türkiye'nin her yerinde eylem yaptığını böyle bir uygulama ile karşılaşmadığını söyledi. Bu sözler üzerine büyüyen tartışma sonrasında, polislerin savcılığa suç duyurusu, nöbetçi mahkemenin savcılığın talebini haklı görmesi üzerine tutuklanarak Soma Cezaevi'ne konuldu.
Ertesi gün bir üst mahkemeye yapılan itiraz ise kabul edilmedi ve tutukluluk haline devam edildi. Bu durumda Konyar 1 ay içerisinde 1. duruşmaya çıkarılacak.
Oktay Konyar'ın tutuklanması haberi üzerine, Soma'daki, ÖDP, EMEP, CHP gibi partilerle Sendikalar Konyar'a dayanışma göstererek cezaevi için gerekli giyecek ve değişik malzemeleri temin ederek Konyar'a ulaştırdılar. Oktay Konyar daha önce yargılandığı, 28.11.1999 tarihinde, "Tenekeli Eylem" olarak isimlendirilen eylem nedeniyle 18 ay hapis cezası almış, "geçmişte mahkumiyeti bulunması ve suç işleme eğilimi dikkate alınarak" ceza tecil edilmemişti. Bu karar henüz temyizde sonuçlanmamış durumda. Temyizin sonucu sürmekte olan 5-6 değişik davaya da emsal olması bekleniyor. Halen Soma Cezaevinde yatmakta olan Oktay Konyar'ın midesinde, akciğerinde ve boynunda sağlık sorunları var.
Oktay Konyar Soma'ya hareketinde önce gazetemize uğrayarak, Normandy Şirketinin Başbakan Bülent ECEVİT ile görüşerek Ovacık'ta üretilen altından verilmesi konusunda bir açıklama yapmıştı.
Konyar açıklamasında şunları söyledi:
"Onca yıllık mücadeleye, o yörede yaşayan insanlara, hukuka, bilime karşı çıkan altın kirli altındır. Yurttaşı, devleti ve hukuku inciterek, onun onurunu kırarak yeni bir Susurluk süreci ülke gündemine oturmaktadır. Bergama köylüleri yaşam haklarını demokratik hak arayışı olarak ülkenin ve dünyanın gündemine yerleştirdiler. Sayın Başbakanın 1976 yılındaki bir sözü bizim mücadele sürecinin başlangıcıdır. Çünkü o demiştir ki; "Dünyanın hiçbir ülkesinde halka rağmen, halka karşı bir şey yapılamaz" biz bu sözün arkasında duruyoruz. 15.04.2002
BERGAMALILARIN EYLEMİ TOPLUMSAL BİR REFLEKSİ
Oktay Konyar ve İrfan Keskin'e verilen mahkumiyet kararını bozan Yargıtay gerekçesinde, sanıkların eylemini "Duyarlılık kazanmış bir konuda toplumsal refleks sonucu trafiği aksatmadan tek sıra halinde yürümekten ibaret" diye tanımladı. Yargıtay ceza dairesi, Bergama Ovacık’ da siyanürle altın madeni işletmek isteyen Eurogold firmasına karşı düzenlenen eyleme katıldıkları gerekçesiyle Bergama Çevre Yürütme Kurulu Başkanı Oktay Konyar ve kurul üyesi İrfan Keskin'e verilen mahkumiyet kararını bozdu. Daire, bozma gerekçesinde sanıkların eylemlerini "toplumsal refleks" olarak değerlendirdi.
Bergama Asliye Ceza Mahkemesinin sanıklar Oktay Konyar ile İrfan Keskin'in mahkumiyetlerine ilişkin kararını, sanık avukatları temyiz etti. Temyiz istemini görüşen Yargıtay 8. Dairesi, Bergama Asliye Ceza Mahkemesinin 2 sanık hakkında verdiği mahkumiyet kararını oybirliği ile bozdu. 8. Ceza Dairesi bozma kararının gerekçesinde, sanıkların, Bergama Ovacık Köyünde siyanürle altın arama faaliyetlerini sürdüren Eurogold şirketinin çalışma alanına, bir kamyonun siyanür maddesi getirdiğine ilişkin duyum aldıkları belirtildi. Gerekçede şöyle denildi:
"Sanıklar bunun üzerine, idari yargı kararıyla bu şirketin faaliyetlerinin durdurulmasına karşın siyanürle altın arama çalışmalarını sürdürdüğü düşüncesi ve siyanürün insan yaşamını ve çevreyi olumsuz yönde etkileyeceği inancının ortaya çıkardığı ani tepkiyle, yörenin değişik köylerinden gelenlerle birlikte İzmir Çanakkale karayolunun önceden karalaştırılmaksızın, duyarlılık kazanmış bir konuda toplumsal refleks sonucu trafiği aksatmadan tek sıra halinde yürümekten ibaret eylemlerinde, 2911 sayılı yasanın
28/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan kanunsuz toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme veya yönetme suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, dosya içeriğine uymayan bir kabulle beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.2 Yargıtay 8. Dairesi’nin bu kararında sonra sanıklar Oktay Konyar ile İrfan Keskin, Bergama asliye Ceza Mahkemesinde yeniden yargılanacak. Mahkeme Mahkumiyet kararında direnirse dava Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gelecek. 08.07.2002 - Cumhuriyet
NORMANDY'DEN AÇIKLAMA
Geçen Pazartesi 'Politika Kazanı' köşesinde: "Normandy'de iktidar savaşları! Şirketin yeni sahibi Amerikalılar şirkete el koyarak Karahan-Sivrioğlu kanatlarından birini tasfiye etmesi bekleniyor" yazısı üzerine Şirket Genel Müdürü Sabri Karahan ve İşletme Müdürü İsmet Sivrioğlu ayrı ayrı birer açıklama yaptı. Sivrioğlu ve Karahan ayrı ayrı yaptıkları açıklamada, kendilerinin otuz yıllık dost olduklarını şirket içinde herhangi bir uyumsuzluğun olmadığını belirterek, "çok iyi bir ekip olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dediler 08.07.2002
BASIN AÇIKLAMASI
İZMİR - BERGAMA - EŞME - SİVRİHİSAR ELELE HAREKETİ OLARAK "BERGAMA KÖYLÜLERİNİ ZİYARET, ÇEVRE ÖDÜLLERİ VE PİKNİK AMAÇLI BERGAMA GEZİSİ"Nİ ERÇEKLEŞTİRECEĞİZ.
İzmir - Bergama - Eşme - Sivrihisar Elele Hareketini oluşturan birimler olarak 14 Temmuz 2002 Pazar günü, Saat 10.00'da Cumhuriyet Meydanı'nda başlayacak olan ve saat 19:00'da Cumhuriyet Meydanı'nda son bulacak olan "Bergama köylülerini ziyaret, çevre ödülleri ve piknik amaçlı Bergama Gezisi"ni gerçekleştireceğiz.
Gezimiz bir Bergama köyünde Bergama köylülerini ziyaret, duyarlılıklarımızı içeren konuşmalar ve Güler Yücel'in Bergama köylülerimize vereceği "İzmir - Bergama - Eşme - Sivrihisar Elele Hareketi Dünyamızda ve Ülkemizde Doğal ve Kültürel Çevreyi Yaşatma Ödülü" ile birinci bölümünü tamamlayacaktır. Gezinin devam eden ikinci bölümü, görüşülebilmesi halinde, yine Güler Yücel'in siyanürlü kimya tesisi yetkililerine vereceği "İzmir - Bergama - Eşme - Sivrihisar Elele Hareketi Dünyamızda ve Ülkemizde Doğal ve Kültürel Çevreyi Zehirleme Ödülü" ile tamamlanacaktır. Gezinin son bölümü, müzik dinletileri ve şiir dinletileri eşliğinde yapılacak olan piknik ile son bulacaktır. Verilecek olan ödül belgelerinin metinlerinin birer örneği açıklamamız eklerinde yer almaktadır. Hareket Sözcüsü A. Tuncay Karaçorlu S.P.O. İzmir Şubesi Başkanı 15.07.2002
İZMİR - BERGAMA - EŞME - SİVRİHİSAR ELELE HAREKETİ
İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, İzmir Eczacı Odası, TMMOB Çevre Müh. Odası İzmir Şubesi, TMMOB Elektrik Müh. Odası İzmir Şubesi, TMMOB Gemi Müh. Odası İzmir Şubesi, TMMOB Gıda Müh. Odası İzmir Şubesi, TMMOB Harita ve Kadastro Müh. Odası İzmir Şubesi, TMMOB İç Mimarlar Odası İzmir Şubesi, TMMOB İnşaat Müh. Odası İzmir Şubesi, TMMOB Makine Müh. Odası İzmir Şubesi, TMMOB Jeoloji Müh. Odası İzmir Şubesi, TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi, TMMOB Orman Müh. Odası İzmir Şubesi, TMMOB Peyzaj Mimarlar Odası Ege Böl. Şubesi, TMMOB Şehir Plan Odası İzmir Şubesi, TMMOB Tekstil Müh. Odası İzmir Şubesi, TMMOB Ziraat Müh. Odası İzmir Şubesi, İzmir Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası, Öğretim Elemanları Sendikası İzmir Şubesi, Birleşik Sağlık - İş Emeğin Partisi, Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Bergama Çevre Yürütme Kurulu, İZUNİDER, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Çağdaş Gazeteciler Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Vakfı, İzmir Öğrenci Velileri Derneği, S.O.S Akdeniz Derneği, İzmir Kadın Platformu, Haççe Kadın Vakfı, 68'liler Birliği, Mülkiyeliler Birliği, ADD İzmir Merkez Şube, Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir şubesi, KESK İzmir Şubeleri Platformu, DİSK, Pir Sultan Abdal Derneği, Hümanist Düşünce Derneği, İzmir Gençlik İnisiyatifi, TEMA Vakfı Ege Bölge 1. Bölge, TEMA Vakfı İzmir Gönüllü temsilciliği, Bireysel Katılımlar.
NARLICA KÖYÜ'NDE GERGİNLİK
Altın madeni köylerinden, Narlıca- Pınar köy arasındaki, Pınar köy'e bağlı Tepe Mahallesinde Kılıç aileleri arasında çıkan silahlı çatışmada 1 kişi yaşamını yitirdi, iki kişi hafif yaralandı.
Silahlı çatışmanın altında ise, bölgede 'Alevi Dedesi olarak kabul edilen İzzet- Tahir - Abidin Kılıç'ın Normandy Şirketi ile ticari ilişkiler içine girmesiyle başladı. Altın şirketi, yaklaşık iki yıl kadar önce bölgede destek görmek anlamında, peygamber sülalesinden geldiğine inanılan, İzzet- Tahir - Abidin Kılıç ailesi ile ekonomik ilişkiler içine girerek onları maden yanlısı yaptı. Bunun üzerine Narlıca, Pınar köy ve çevredeki diğer Alevi köyleri İzzet- Tahir - Abidin Kılıç'a karşı çıkarak 'Alevi Dedesine yakışmayan bir davranış içinde olduklarını söyleyerek, kendilerinin artık 'Alevi Dedesi olarak tanımama kararı aldılar. Bu karara genel olarak uyulduğu ileri sürüldü.
Aynı aileden İzzet- Tahir - Abidin Kılıç'ların kardeş çocukları olan Kemal- Erdoğan Kılıç "Alevi Dedelerinin artık kendilerinin olduğunu ileri sürdüler. Akraba olan iki aile arasındaki gerginlik böylece başlamış oldu. En son Hacı BEKTAŞ Şenliklerinde Tahir ve Abidin Kılıç'ın şenliklere katılması maden karşıtı Kılıç'lar tarafından zor kullanarak engellendi
Bu gerginlik Dikili'de de devam ederek Tahir Kılıç ve arkadaşları Kemal Kılıç'a saldırdı. Tartışmalar daha sonra da köyde yaşandı ve gerginlik silahlı çatışmaya döndü. Sabaha kadar süren ve 521 mermi kovanın toplandığı, güvenlik güçlerinin müdahaleye zorlandığı çatışma sonunda maden karşıtı Turan Kılıç (36) yaşamını yitirdi. Çatışma sonrası köyde gerginlik sürerken jandarmanın geniş çaplı güvenlik önlemleri aldığı gözlendi. İki aile arasında çıkan silahlı çatışma ve Turan Kılıç'ın çatışmada yaşamını yitirmesi üzerine Normandy Şirketi ile İşçi Partisi Bergama ilçe Örgütü birer açıklama yaptı 26.08.2002
NORMANDY MADENCİLİK A.Ş.
Ovacık Altın Madeninin açıklaması:
Bergama Pınar köy Tepe Mahallesi'nde 21 Ağustos Çarşamba gecesi çıkan aile içi kavganın ölümle sonuçlanması bizleri derinden üzmüştür. Aileye başsağlığı, geri kalanlara uzun ömürler diler acılarını yüreğimizde paylaşırız. Bir daha böyle kederlerin olmamasını diliyoruz. Bu olayı fırsat bilerek yöre insanın huzurunu bozmak isteyen bazı gruplar, bugün basına da yansıyan yalan beyanlarda bulunmuşlardır. Şirketimiz basında adı geçen kişilere ve herhangi bir başka kişi veya kuruluşa yasa dışı menfaat temin etmemiştir. Geçmişte lehte ve aleyhte düşünen ve büyük çoğunluğu yöreden olan 380'den fazla insan şirketimizde onurları ile çalışmakta ve haklarını almaktadırlar. Meydana gelmiş bu aile kavgasını başka amaçlar için kullanmaya kalkışanlar, barış ve huzura düşman olanlardır. Kamuoyuna saygı ile duyururuz. 26.08.2002 Ovacık Altın Madeni
OKTAY KONYAR’A 5 AY HAPİSİ CEZASI
Bergama Çevre Yürütme Kurulu Başkanı Oktay KONYAR, Soma
ilçesinde görevli polislere hakaret ettiği gerekçesiyle Soma Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada, 5 ay hapis cezasına çarptırıldı. 12 Eylül Cumartesi görülen davanın duruşmasında Konyar'ı avukat olan kardeşi Turgay Konyar savundu.
Oktay Konyar, mahkemede verdiği ifadede kendisine iftira atıldığını belirterek, "Soma Emniyet Müdürlüğü'ne yapacağımız toplantı öncesinde bilgi vermek üzere gittim. 12 yıldan bu yana bu mücadelenin içindeyim. Yurtiçinde ve dışında birçok eyleme katıldım. Kime nasıl davranacağını bilen biriyim. Böylesi bir iddiayla ilk kez karşılaşıyorum" dedi. Polislerin katılmadığı duruşmada, mahkeme Konyar'ı, Baş Komiser Ali Yufka'ya hakaretten 3 ay, polis memuru Şükrullah Öztürk'e hakaretten 2 ay hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme, Konyar'ın iyi hali ve cezaevindeki geçirdiği 14 günü dikkate alarak cezasını, 1 milyar 272 milyon lira para cezasına çevirdi. Konyar, 12 Nisan 2002 günü, Soma ilçesinde gerçekleştirecekleri çevre eylemi nedeniyle izin almak üzere gittiği Soma Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polislere hakaret ettiği gerekçesiyle gözaltına alınarak adliyeye sevk edilmişti.
Adliyede tutuklanan Konyar 14 gün kaldığı cezaevinin ardından ilk çıktığı duruşmada serbest bırakılmıştı. 16.09.2002
HER YER BERGAMA
Bergama El Ele Hareketi Üyeleri İzmir Valiliği'ne dilekçe vererek, TÜPRAG' ın İzmir içme suyu havzası içinde altın madeni arama ruhsatının iptali istedi.
Konak Meydanında toplanan ve aralarında avukat Senih Özay, Bergama Çevre Yürütme Kurulu Başkanı Oktay Konyar, Şehir Planlamacıları Odası Başkanı Tuncay Karaçorlu ile Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Musa Çeçen'in bulunduğu grup, İzmir halkının kullanmakta olduğu suyun siyanür tehdidi altında olduğunu dile getirdi.
İZSU’ nun İzmir Barosu Başkanlığı'na gönderdiği yazıda, içme suyu havzası içinde yer alan bu tür faaliyetin arazide erozyon ve çökmelere neden olacağını belirttiğini söyleyen Tuncay Karaçorlu, verilen izinle suyun kirleneceğini kaydetti. Karaçorlu yaptığı açıklamanın devamında "bu gelişmeden dolayı İzmirliler endişe içinde. Bergama'da olduğu gibi, meslek odaları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları kentine sahip çıkmakta kararlıdır" dedi. Hareket üyeleri, açıklamadan sonra hazırladıkları dilekçeleri Vali Yardımcısı Turan Eren'e verdi. Oktay Konyar, "Hükümetlere güvenmiyoruz, size güvenebilir miyiz" sorusunu sordu. Eren is, "Bütün hükümetlere güvenmek zorundayız" yanıtını verdi. 30.09.2002
NORMANDY'DE GERGİNLİK
Ovacık Altın Madeninde Türk müdür ve mühendisler tasfiye ediliyor, yerlerine yabancılar atanıyor. Bir kısım işçiler müdürlerinin işten atılmasına karşı çıkarken, diğer Türk yöneticiler her an işten çıkarılma korkusu ile çalışıyor.
Yargı kararlarına rağmen hükümetin "Prensip Kararı" ile çalışmasına devam eden altın madeni şimdi de yönetici kıyımı ile sarsılıyor.
Şimdiye kadar madenin üst kademelerinde görev yapan 5 yönetici işten çıkarıldı. İşten çıkarılanların içinde Eurogold- Normandy'nin iki numaralı adamı kabul edilen, Üretim Müdürü Erkan Köksal da var. Ayrıca şirketin Kamu İlişkileri Müdürü Hasan Gökvardar'a da daha düşük ücretle Part-Time çalışma önerilerek istifaya zorlanıyor.
Üretim Müdürü Erkan Köksal'ın işten atılmasına tepki gösteren maden işçileri direnişe geçti. Madende sertleşen ve her an patlamaya hazır işçilerin öfkesi zorla yatıştırılırken, Üretim Müdürü Erkan Köksal madenin korumaları tarafından maden dışına çıkarıldı. İşten atılmalar: gerginleşen ortam ve işçilerin direnişi yüzünden şimdilik durdurulurken önümüzdeki günlerde yeni müdür- yönetici ve işçi çıkarmaların yeniden gündeme geleceği bildiriliyor. İşten çıkarılan yöneticiler, madende yerli/ yabancı ayrımı yapıldığını, yabancıların yaptığı işi Türk mühendislerinin daha da düşük maaşla yapmasının yabancı personelin işine gelmediğini bu yüzden kendilerinin işten çıkarıldığı dile getiriliyor.
İşten çıkarılanlar yasal haklarını almak amacıyla madeni mahkemeye vermeye hazırlanıyor. Bunların dışında madende çalışan Türk personel, yabancı personel tarafından hakarete uğradığını bildirerek yabancı personelden şikayetçi olduklarını maden üst yönetimine bildirdiler. Öte yandan maden şirketi yetkilileri; şirkette, işçi kıyımı, yerli/ yabancı ayrımı olmadığın bildirerek, "işten çıkarılanlar sadece yeterli performansı gösteremeyenlerdir. Üretimin sürmesi için daha fazla uzmanlık isteyen bazı dallarda bulunan personel gerekli verimi sağlayamıyor. Bilgisayar teknolojisiyle yapılan madenciliğe uyum sağlayamadılar. Bu nedenle işten çıkarıldılar" diyerek, "özel sektör üretimi daha verimli kılabilmek için gerekli performansı göstermeyen personeli değiştirir. Bu olağan bir çalışma kuralıdır" dediler. 14.10.2002
MESUT YILMAZ TAZMİNAT ÖDEYECEK
Siyanürlü altın davasında son gülen, Bergamalılar oldu. Siyanürle altın aranması yolundaki izni durduran yargı kararını uygulamayan dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ile 4 bakanı, 69 Bergamalıya 500'er milyon lira tazminat ödemeye mahkum edildi.
Bergama'da siyanürle altın aranmasına karşı çıkan köylüler, bir hukuk zaferi daha kazandı. Bergama Belediye Başkanı Sefa Taşkın ile 69 köylünün Danıştay 6. Dairesi'nin siyanürle altın aramayı iptal kararını uygulamadıkları gerekçesiyle 55. hükümetin Başbakanı Mesut Yılmaz ve 4 bakanı ile 2 bürokrat aleyhine açtıkları davada, her davacı için 500 milyon lira tazminat ödenmesine hükmedildi. Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın dünkü duruşmasına davacı ve davalı avukatları katıldılar.
Davalılardan Mesut Yılmaz'ın avukatı Erden Arısoy, Bergamalıların dava açma ehliyeti olmadığını savunarak, idari bir kararın uygulanmadığı iddiasının yerinde olmadığını söyledi. SON SÖZ YARGITAY'IN Yargıç Süleyman Kapısız, Yargıtay'ın bozma kararına uyarak, her bir davacı için 500 milyon liradan toplam 34 milyar 500 milyon lira tazminata hükmetti.
Davacı köylülerden birinin vekaletnamesi dosyaya konulmadığı için, 69 davacı yönünden karar verildi. Mahkemenin verdiği tazminat kararını Yargıtay onaylarsa adı geçen kişiler parayı kendi ceplerinden ödeyecek.
Danıştay 6. Dairesi, Bergama'da siyanürle altın çıkarılması konusunda Çevre Bakanlığı'nın verdiği iznin iptali istemiyle açılan davayı reddeden İzmir 1. İdare Mahkemesi'nin kararını yerinde bulmamıştı.
Bunun üzerine de Bergamalılar, Danıştay'ın kararını uygulamadıkları gerekçesiyle dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz, eski Çevre Bakanı İmren Aykut, eski Enerji Bakanı Cumhur Ersümer, eski Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy, eski Bayındırlık Bakanı Yaşar Topçu, eski Çevre Bakanlığı Müsteşarı Zeynep Arat ile eski İzmir Valisi Erol Çakır hakkında toplam 70 milyar liralık manevi tazminat davası açmıştı.
SEMBOL OLMUŞTU
Bergama'da siyanürlü altına karşı mücadelenin simge ismi 'Hopdediks' lakaplı Bayram Kuzu, geçen yıl geçirdiği beyin kanaması sonucu yaşamını yitirmişti. Bergamalı köylülerin 13 yıllık savaşında hep ön saflarda yer alan 70 yaşındaki Bayram Kuzu, eylemlerde belden yukarısı çıplak, çizgili pijamalı görüntüsüyle, ünlü çizgi roman kahramanı ASTERİKS' in arkadaşı HOPDEDİKS' e benzetilmişti. 21.10.2002 - Yeni Asır
12 Nisan 2008 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder